TÜRKİYE ENERJİ SEKTÖRÜ HUKUKİ GÖRÜNÜMÜ ŞUBAT 2026

TÜRKİYE ENERJİ SEKTÖRÜ HUKUKİ GÖRÜNÜMÜ ŞUBAT 2026

Şubat 2026 döneminde enerji piyasasına ilişkin yayımlanan mevzuat değişiklikleri, kurul kararları ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; elektrik ve doğal gaz piyasalarında veri yönetimi, piyasa şeffaflığı ve operasyonel süreçlere ilişkin düzenlemelerin öne çıktığı görülmektedir. Elektrik piyasası bakımından en dikkat çeken düzenleme olan Rüzgâr Gücü İzleme ve Tahmin Merkezine Bağlantı Yönetmeliği ile belirli büyüklüğün üzerindeki santraller için merkezi izleme sistemine veri aktarımı zorunlu hale getirilmiş; veri akışının sürekliliği, doğruluğu ve teknik altyapıya ilişkin şartlar ile tahmin hizmetine ilişkin usul ve esaslar netleştirilerek üretim tesislerinin teknik uyum yükümlülükleri daha belirgin hale getirilmiştir. Bununla birlikte, Enerji Piyasalarında ve Çevresel Piyasalarda Şeffaflığa ve Piyasa Bozucu Davranışlara İlişkin Yönetmelik ile dâhilî bilginin tanımı, piyasa bozucu davranışların kapsamı ve uygulanacak yaptırımlar ayrıntılı şekilde düzenlenerek EPİAŞ bünyesinde veri açıklama platformlarının kurulması öngörülmüştür.

Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerle bağlantı ve abonelik süreçlerinden faturalama yöntemlerine kadar birçok hüküm yeniden düzenlenmiş, kaçak kullanımın tespitine ilişkin esaslar detaylandırılmıştır. EPDK Kurul kararları kapsamında BOTAŞ’ın mevcut sözleşme ülkeleri dışındaki ithalat başvurularına ilişkin eski bir kararı yürürlükten kaldırılırken, kurumun 2026 yılı iletim şebekesi yatırım programı onaylanmış ve biyodizelin harmanlama bileşeni olarak kullanımına dair teknik şartlar belirlenmiştir. Yargı kararları cephesinde ise RES katkı payına ilişkin bir uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğuna hükmedilerek dosya ilgili mahkemeye gönderilmiş; lisanssız elektrik üretimine dair bir kararda eksik inceleme nedeniyle dosyanın yeniden incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kaçak elektrik kullanımına ilişkin uyuşmazlıklarda ise tutanaklar ve bilirkişi raporları doğrultusunda kullanımın varlığı kabul edilmekle birlikte, alacak miktarı hesaplamasındaki hatalar düzeltilerek karar bu yönde değiştirilmiştir.