Elektrik Piyasasında İhtiyaca Dayalı Depolama ve Bağlantı Kapasitesi Tahsis Modeli

Elektrik Piyasasında İhtiyaca Dayalı Depolama ve Bağlantı Kapasitesi Tahsis Modeli

Türkiye elektrik piyasasında bağlantı kapasitesi tahsisi, esasen mevcut teknik iletim kapasitesinin idari bir tasarrufla paylaştırılması mantığına dayanmaktadır. Bu paylaştırma kural olarak başvuru sırasına, YEKA yarışmaları ile rüzgâr ve güneşte ise bedel esaslı yarışmaya göre yapılmaktadır.

Bu makale, tarafımızca yayımlanan “Türkiye Elektrik Sisteminde Ulusal ve Bölgesel Esneklik İhtiyacının Belirlenmesi ve Hukuki Sonuçları” başlıklı ilk çalışmanın devamı niteliğindedir. İlk makale esneklik ihtiyacının kim tarafından ve hangi usulle belirleneceğini incelemiş, bu makale ise belirlenen ihtiyacın bağlantı kapasitesi tahsisine nasıl yansıtılacağını ele almaktadır.

Bu çalışma, söz konusu modelin depolama yatırımlarını sistemin gerçek ihtiyacından koparıp bağlantı hakkı elde etmeye yönelen bir davranış kalıbına ittiğini, bunun da hukuki öngörülebilirlik, kamu yararı ve arz güvenliği bakımından ciddi sorunlar doğurduğunu ileri sürmektedir. İnceleme, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile ilgili ikincil düzenlemeler ve TEİAŞ planlama pratiği üzerinden yürütülmektedir. Avrupa Birliği hukukundaki esneklik ihtiyacı analizi (flexibility needs assessment) yaklaşımı karşılaştırmalı ölçüt olarak kullanılmaktadır.

İnceleme, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin depolamaya özgü kurgusunu da kapsamakta ve depolamalı üretim tesisi başvurularının, rüzgâr ve güneşten farklı olarak yarışmaya tabi tutulmaksızın değerlendirmeye alınma sırasına göre karşılandığını, depolamaya ayrılacak kapasite miktarı ile başvuru tarihinin ise Kurul kararına bırakıldığını ortaya koymaktadır.

Çalışma, kapasite tahsisinin salt teknik kapasite ve başvuru sırası esasından çıkarılıp, ulusal ve bölgesel esneklik ihtiyacını hukuken bağlayıcı bir tahsis kriterine dönüştüren bir modele geçilmesi gerektiğini savunmakta, öneriyi mevcut lisans rejimine bağlayan somut mevzuat değişiklikleri ile bunların idari kapasite, geçiş rejimi ve kazanılmış haklar bakımından doğuracağı sonuçları birlikte değerlendirmektedir.