23 Haz TÜRKİYE ENERJİ SEKTÖRÜ HUKUKİ GÖRÜNÜMÜ NİSAN 2026
Nisan 2026, enerji mevzuatında kanun, yönetmelik ve EPDK kurul kararı düzeyinde çok sayıda değişikliğin yürürlüğe girdiği yoğun bir ay olmuştur. Düzenlemeler, piyasa aktörlerinin yükümlülüklerini ayrıntılandırması, denetim ve yaptırım hükümlerine ağırlık vermesi ve yan hizmet belgelendirmesi gibi bazı idari süreçleri TEİAŞ bünyesinde toplaması bakımından ortak bir nitelik taşımaktadır. Aynı dönemde yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarını destekleyen hükümler ile bu yatırımların gelir esaslarını sınırlandıran hükümler birlikte yer almaktadır.
Doğal gaz piyasasında BOTAŞ’ın kamuya olan borçları ile görevlendirme bedeli alacaklarının mahsubuna ilişkin kanuni düzenleme, lisanssız üretimde saatlik mahsuplaşma ve depolamaya geçişi öngören yönetmelik değişikliği, tarım arazilerinde güneş enerjisi santrali kurulumunu arazi sınıfı esasında sınırlandıran yeni rejim ve petrol ile LPG lisanslarında iflas kararının kesinleşmesi şartının kaldırılması, ayın başlıca düzenlemeleridir. Bu düzenlemelerin ortak yönü, piyasa risklerinin erken aşamada sınırlandırılması ve yatırım fizibilitelerinin daha belirli parametrelere bağlanmasıdır. Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde üç kat artırımlı bedel rejiminin kaldırılarak yaptırımların Kanun’un genel hükümlerine bırakılması ve yan hizmet belgelendirmesinin TEİAŞ’ta toplanması da bu yönde adımlardır. Yargı kararları ise kaçak elektrik tespitinde ispat yükünün dağıtım şirketinde olduğunu ve cezai şart taleplerinde somut delil arandığını teyit etmektedir.
Düzenlemelerin etkisi kaynak ve faaliyet türüne göre farklılaşmaktadır. Mesken dışı öz tüketim tesisleri, saatlik mahsuplaşma nedeniyle gelir projeksiyonlarını yeniden gözden geçirmek durumundadır. Depolama yatırımlarında şebekeye verilen enerji için ödeme yapılmaması, fizibilitenin öz tüketim ve puant yönetimi üzerine kurulmasını gerektirmektedir. Güneş enerjisi projelerinde saha seçimi, kuru marjinal tarım arazisi şartı nedeniyle fizibilite öncesi bir ön değerlendirmeye bağlı hale gelmektedir. Gün öncesi ve dengeleme güç piyasasında azami fiyat limitinin yükseltilmesi, esnek üretim tesisleri için gelir imkânını genişletmekte, tedarik tarafında ise maliyet riskini artırmaktadır. Lisans süreçlerinde yıllık azami üretim miktarının taban değer olarak belirlenmesi ve depolama bütünleşik güneş tesisleri için ayrı bir hesaplama yönteminin getirilmesi, hibrit yatırımların planlanmasını kolaylaştırmaktadır. Dağıtım ve perakende kalite faktörü düzenlemeleri ise veri yönetimini doğrudan gelir tavanını etkileyen bir konu haline getirmektedir.
Saygılarımızla.
Av. Süleyman BOŞÇA
Yönetici Ortak