TÜRKİYE’DE ELEKTRİK DEPOLAMA REJİMİNİN PİYASA DAVRANIŞLARINI ŞEKİLLENDİRME MANTIĞI

TÜRKİYE’DE ELEKTRİK DEPOLAMA REJİMİNİN PİYASA DAVRANIŞLARINI ŞEKİLLENDİRME MANTIĞI

Yönetici Özeti

Elektrik depolama, Türkiye enerji piyasasında son yıllarda en fazla tartışılan konulardan biri hâline gelmiştir. Bu ilginin önemli bir bölümü, batarya teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, maliyet düşüşleri ve küresel enerji dönüşümü söylemleri etrafında şekillenmektedir. Ancak Türkiye özelinde depolamaya verilen anlamı ve piyasa aktörleri açısından belirleyici olan unsuru, teknolojik ilerlemeden ziyade hukuki çerçevenin piyasa davranışlarını nasıl yönlendirdiği oluşturmaktadır.

Türkiye’de elektrik depolamaya ilişkin mevcut mevzuat, yüzeysel bir okuma ile “depolamaya izin verildiği” ya da “depolamanın teşvik edildiği” şeklinde algılanabilmektedir. Oysa düzenlemeler detaylı biçimde incelendiğinde ortaya çıkan tablo daha karmaşıktır. Elektrik piyasası mevzuatı kapsamında depolama, serbest bir faaliyet alanı olarak değil; belirli piyasa davranışlarını teşvik eden ve bazı davranışları bilinçli şekilde sınırlandıran bir regülasyon seti içinde konumlandırılmaktadır.

Bu yazının amacı, elektrik depolamayı tanımlamak ya da teknik işleyişini açıklamak değildir. Amaç; Türkiye’de oluşturulan depolama rejiminin hangi piyasa davranışlarını mümkün kıldığını, hangilerini zorlaştırdığını ve bu tercihlerin arkasındaki düzenleyici mantığı ortaya koymaktır.

Saygılarımızla,

Av. Süleyman BOŞÇA
Yönetici Ortak